KONUŞAN TAŞLAR

 

 

                KONUŞAN TAŞLAR

 

                Binlerce yıllık zamanın her anına tanıklık etmiş Hittiler ‘den  Romalılar ‘a kadar Persler’den  Osmalılar’a kadar bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış , kimine siper olmuş bir gövde kimine sığınacak bir ana kucağı olmuş bir bölge evet burası Kapadokya.

Kapadokya halen daha sırları çözülmemiş bir gizem i bir dünya  yer altı şehirleri, yer üstünde zamana meydan okuyan ters çevrilmiş  külah taşları sabahın yakan sıcağı ve gecenin ayazı ile bambaşka bir yer.

                En dikkat çekici özelliği tabiî ki ilk bakışta Peribacaları insanın aklının nasıl böyle bir güzelliğin oluşabileceğine şaşıyor ama insanların yer altı şehirleri oluşturup üstelik orada yaşadığının duyunca daha bir inanamıyor.Dağ oluşmamış da böyle yan yana  dikili taşları sıralamışlar ve hatta bunlara çeşitli şekiller vermişler.Göreme milli Parkına ait bölgede bulunan taşlar sanki oyun hamurundan yapılmış gibi konilerin baş tarafına Karagözü Hacivatı koymuşlar yada Gülen maymunları yada Oturan bir  deveyi Sarılan sevgilileri bun bölgede baktığınız da bu taşlara sırf bu yüzden de Dans eden taşlar denmiş.

                Ihlara vadisine geçtiğimiz de boylu boyuna uzanan Melendiz çayı sakinliğiyle selamlıyor bizi ;üzerine inşa edilmiş tahta köprü ile  güzelliğini seyretmenin tadını çıkarıyorsunuz.Bu küçücük tahta köprü iki diyarı birbirine bağlıyordu. Küçük bir yerleşim yeri  olmasına karşın  çokça kilisenin inşa edilmiş olması  kilise inancının ne kadar baskın olduğunu gösteriyor bize.

Geçelim Güvercin Vadisine  adından da anlaşılacağı üzere güvercin haberleşmeyi temsil eder. Osmanlılar da  Bağdat güvercini özelikle eğitilmiş ve haberleşmede kullanılmış.Ayrıca Doğu Roma inancına göre Hz.. İsa ‘nın bu tepeden tanrıya güvercin ile haber verdiği rivayet edilir.

 

                Avanos da bulunan sallanan köprüde adeta çocukluğunuz aklınıza gelecek köprü sallanan salıncak gibiydi.

                Göremeden bahsetmek isterim size o kadar keyifli sokakları var ki yürümekten zevk alacaksınız havası sessizliği kalabalıktan uzak   etrafta turistlerin gezmesi sanki siz başka bir ülkedeymişsiniz hissi veriyor. Buda sizi sanki daha da özgürleştirilmiş hissettiriyor.

                Kapadokya’ya gidip de Asmalı Konağı görmemek olmaz diye uzaktan bir bakış atıyoruz ve geçiş yapıyoruz .Şehrin geçim kaynağı değerli taşların işlemeciliği ve turizm ile sağlıyor zira tarım ve hayvancılık pek gelişmemiş iklim şartları da buna izin vermemiş zira karasal iklimin yaşandığı bölge.

                Son olarak Kapadokya bölgesi için güzel bir hikaye yazmak gerekirse yaşlanmış bir teyzenin yüzündeki çizgileri gibi yolları çatlak çatlak olmuş ,saçıları  kederden ağırlaşmış  bir genç kız gibi uzun uzun vadileri ,sakinliğiyle insana huzur veren deniz gözlü bir kızın güzelliğiyle dinlendirici çayları,yeni doğmuş bebek kokusu gibi tertemiz havası  adeta masalsı bir diyar kendileri.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !